Altının 2022 Performansı ve Geleceğe Yönelik Perspektifleri
Geçtiğimiz yılın düşük performansından sonra, altın 2022’de yatırımcıların gözdesi haline geldi. Ocak ayı sonunda ons fiyatı yaklaşık 1.796 dolar seviyesinde seyreden sarı metal, Salı günü ise 1.918 dolara kadar yükselerek dikkat çekti. Şu anda ise uluslararası piyasalarda yaklaşık 1.900 dolardan işlem görmekte. Bu gelişmeler, altının 2021’den bu yana en yüksek seviyelerde olduğunu gösteriyor.
Bu yıl için altının performansı oldukça umut verici görünmekte. Sarı metal, Şubat ayı içerisinde yaklaşık %5’lik bir artış gösterdi ve takvim yılının başlangıcından beri yüksek enflasyon ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle sıkça gündeme geldi. Bu dönemde, Dow Jones endeksi %6,2 artış gösterirken, diğer büyük hisse senedi endeksleri altın performansının altında kaldı. Bu durum, altının güvenli liman olarak tercih edilme nedenlerini yeniden gözler önüne seriyor.
Altının Tarihsel ve Ekonomik Bağlamdaki Yeri
Altın, tarih boyunca ekonomik krizler, enflasyon ve jeopolitik belirsizlik dönemlerinde riskten korunma aracı olarak öne çıkmıştır. 2020 yılında, COVID-19 pandemisinin etkisiyle, stoklarda ve emtia fiyatlarındaki ani düşüşlere rağmen, altın %25,1 oranında artış göstererek yatırımcıların ilgisini tekrar çekti. Ancak, 2021 yılında küresel ekonomik iyileşme ve merkez bankalarının piyasaya likidite girişleriyle altın fiyatları %3,6 oranında değer kaybetti. Bu dönemde, 2022’nin Mart ayında altın fiyatları, 2021’nin en düşük seviyesinden %11 oranında yükselerek tekrar dikkat çekti.
Jeopolitik Gerilimler ve Faiz Artışlarının Altın Üzerindeki Etkisi
ABD’de enflasyon, Ocak ayı itibarıyla %7,5 seviyesine ulaşarak kırk yılın en yüksek seviyesine çıktı. Bu durum, Avrupa’daki jeopolitik gerilimlerle birleşince, yatırımcıların güvenli liman talebini artırdı. Analist Megh Mody, altının bu dönemde sekiz aydan fazla süredir görülen en yüksek seviyesine ulaştığını belirtiyor. Külçe altın, özellikle Avrupa’da olası çatışma riskleri nedeniyle kısa vadede kazançlarını sınırladı. Ayrıca, faiz oranlarındaki artış beklentileri, değersiz kaldığı için altına olan talebi olumsuz etkileyebilir. Geçtiğimiz hafta Fed yetkililerinin açıklamaları, faiz oranlarının önümüzdeki dönemde artabileceği veya devam edebileceği sinyalini verdi.
Yüksek Faiz Oranlarının Altın Talebi Üzerindeki Rolü
Altın, faiz getirisi olmayan bir varlık olduğu için, faiz oranlarındaki yükseliş genellikle fiyatını olumsuz etkiler. Ancak, ABD Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele kapsamında 2023’te faiz artışlarına başlaması, altın için kısa vadeli bir baskı yaratabilir. Dünya Altın Konseyi (WGC) ise, enflasyonun yükselmesi ve piyasalardaki belirsizliklerin, altına olan talebi büyük olasılıkla sürdüreceğine işaret ediyor. Bu bağlamda, hem mücevher hem de merkez bankası altın talebi, uzun vadede desteklenebilir. Teknik açıdan bakıldığında, altının 2021’in rekor seviyeleri olan 2.027 dolar direncine ulaşması halinde, yeni zirveler görebiliriz.
Uzman Görüşleri ve Gelecek Tahminleri
OANDA’nın kıdemli piyasa analisti Edward Moya, altının yakın gelecekte toparlanma göstereceğine inanıyor. Moya’ya göre, şu anda altın fiyatları 1.920 dolar seviyesinde geçici dirençlerle karşılaşmakta, ancak yatırımcılar jeopolitik riskler ve ekonomik büyüme endişeleri nedeniyle güvenli limana yönelmeye devam edecekler. Yatırımcılar, kısa vadede 1.950 dolar seviyesini hedefleyebilirler. Ayrıca, piyasalarda kâr realizasyonları olsa da, uzun vadede altının talep görmeye devam etmesi bekleniyor.